02 Şubat 2009

Marsilyalısevenlerden Mevlüt Erding Efendi


Sochaux Marsilya'yı mağlup ederek ligde kalma yolunda önemli bir galibiyet aldı. Fotoğrafta gördüğünüz şartlarda oynanan maçta 26.dakikada golü atan isim Mevlüt oldu. Fransızların ısrarla Erding dediği Mevlüt bu golden sonra bizim Taner gibi kameralara gidip üüüçç, üüüüüççç diye bağıraraktan orta üç parmağını gösterdi mi bilemiyorum ama işin ilginç yanı Mevlüt'un bu sezon oynanan bütün Sochaux-Marsilya maçlarında gol atmış olması. Bu maçların ilki olan 30 Ağustos tarihindeki karşılaşmada 74.dakikada golü bulan Mevlüt skoru 2-1'e getirmiş, aynı maçta gol sayısını arttırmasını da Mandanda engellemişti, o maça özel hat-trick bile yapsa yeriydi aslında. Bu maçtan yaklaşık bir ay sonra 24 Eylül tarihinde oynanan kupa maçında ise 75.dakikada golü bulan Mevlüt Sochaux'nun maçtan galip ayrılmasını sağlamıştı. Dün oynanan maç ile Mevlüt Marsilyalıların kabusu olduğunu bir kez daha kanıtladı. 26.dakikada Mevlüt'ün attığı golü korumayı başaran Sochaux bu galibiyet ile puanını 20'ye çıkardı ve St.Etienne ve Auxerre ile arasında 1 puan kalmış oldu.
Marsilya bir Türk kulübü olsaydı Mevlüt çoktan Marsilya ile sözleşme imzalamıştı, bize gol atanları toplayın kanunu işler bizde ya ama arada küçücük bir fark var. Frank Ribery, kimilerine gelir, kimilerinden gider. Sözüm herhangi bir takıma değil, durum ortada işte, Kocaelispor da elindeki oyuncuları bir bir kaçırıyor. Tipik Türk futbol takımları yönetici beceriksizliği diyebiliriz ya da sevdiğimiz şekilde isimlendirelim, Türk futbolunun makus talihi bu, yapacak birşey yok...

Video :

3 Sopalarla Ateş Olmayan Bir Tekne!


Google Translate Türkçe hizmeti vermeye başladı. Gramer farkından dolayı dört dörtlük bir çeviri beklemiyoruz tabii ki, yapılan çeviri anormal anlaşılmaz, berbat ötesi de değil ama Türkçe cümlelerin Azerice karşılıklarını espri unsuru olarak kullandığımız şekilde bu çeviriler de bize iyi malzeme sunacak gibi görünüyor.
İşte Marca'dan oyuna girdikten sonra yarım saat içinde maçı çevirip 2-1 sonucuna getirmeyi başaran, Barça'nın 5000.golüne daha bir anlam kazandıran üstelik bunu maçın sonlarında Barça 9 kişi kalmış iken başaran Messi yorumu:
"Bir daha gün Leo Messi bir kez daha bu turnuvada en kararlı bir oyuncu
olduğunu kanıtladı. Yarım saat alanında sadece oldu ama yeterliydi bu
alana üyelik için üç sopalarla ateş olmayan bir tekne devrim için. O
iki gol ve de Zigiç onbir metre den aldım."

Abdullah Avcı & Aykut Kocaman



"Abdullah Avcı'dan Türkiye'de teknik direktör olmaz. Sakatatçı olur ,
kokoreççilik, kabzımallık yapabilir ya da işkembeci olur çünkü çok
beyefendi, çok düzgün adam, sen bizim ligde yaramazsın, git abi İngiltere'ye git, Almanya'ya git, Milli Takım'a falan git."


Erman Toroğlu

Ben de buna paralel diyorum ki Abdullah Avcı ve Aykut Kocaman, Allah sizi ve sizin gibileri başımızdan eksik etmesin.





Lampard Kırmızı Gerrard Sarı



*Chelsea'nin maç boyunca kaleyi bulan şut sayısı da kullandığı korner sayısı da yalnızca "1".
*Sadece Torres'in maç boyu kaleyi bulan şut sayısı 6, maç boyunca toplam şut sayısı 25 (yazıyla yirmibeş).
*Frank Lampard Premier Lig kariyeri boyunca 3.kırmızı kartını gördü.
*Bosingwa 90.dakika civarında köşe gönderinde zaman geçirme gayretindeki Benayoun'un beline 10 adet krampon çivisi izi bıraktı, önümüzdeki günlerde bu hareketi ile ilgili bir ceza alması mümkün olabilir.
*Bu sonuçla Liverpool 51 puana geldi, bir Fulham maçı eksiği olan Manu ile aralarında 2 puan var, hemen altındaki Chelsea ile de 3 puan. 6 puanlık maç diye buna deniyor sanırım.


Maçı izlemeye ancak 65.dakikada, Lampard atıldıktan 5 dakika sonra başlayabildim. İzlediğim bölümde 10 kişi kalmasının da etkisiyle sahada Chelsea diye bir takım yoktu. Ayağına gelen topları iki pasta kaleye ulaştırmaya çalışan, ileride tek kalan Anelka, oyuna girdikten sonra da Drogba ile gol bulmayı ümit eden ama Liverpool savunmasını aşmayı doğal olarak başaramayan bir Chelsea vardı sahada. Chelsea'nin kaleyi bulan tek şutu 10 kişi kaldıkları bölümde Kalou'nun kendilerine göre sağ çaprazdan Reina'ya teslim ettiği şut oldu ki net bir pozisyon da değildi, ya tutarsa demişti Kalou. Bu durumda Lampard'ın oynadığı dönemde de sahada Liverpool'u üzecek bir Chelsea takımı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Kırmızı kartın bir parça tartışmaya açık olduğunu söyleyebilecek olsak da Lampard sütten çıkmış ak kaşık değil. Scolari maçtan sonra yaptığı açıklamada maçın hakemi Mike Riley'i suçlamış. "Ben karara anlam veremedim. Riley görüntüleri maçtan sonra izlerse hatasını anlayacaktır. Belki kırmızı kart kararını raporunda değiştirebilir ve böylece Lampard önümüzdeki maç oynayabilir" buyurmuş maçın ardından. Bu sezon Benitez'in başını çektiği teknik adam ağlamaları EPL'de moda haline geldi zaten. Biri hakemlerde şikayet ediyor bir diğeri Ferguson adam da biz değil miyiz diyor.
Benayoun'un oyuna girdiği 73.dakikaya kadar dengeli hücum prensibiyle hareket eden Liverpool bu dakikadan sonra ya istiklal ya ölüm mantığı ile hücum etmeye başladı. Hatta kazanalım da nasıl olursa olsun düşüncesine giren Gerrard 70.dakikada göbekten daldığı bir pozisyonda buradan bir faul alsak topu kaleye Cech'le birlikte sokarım dediği bir noktada kendini yere bıraktı. 10 dakika önce Lampard'ı atmış olan Riley, babam olsa atarım, acımam karakterini bu pozisyonda da gösterdi ve Gerrard'ı sarı kart ile uyardı. Sağdan, soldan, ortadan boş buldukları her yerden gelen Liverpool'lu oyuncular 88.dakikaya kadar başta Alex ve tabii ki kalede Cech olmak üzere karşılarında kaliteli bir savunma buldular. 88.dakikada Aurelio'yu sol kanatta boş bırakan Chelsea'liler bunun bedelini Torres'in golü ile ödediler. Gole kadar gayet başarılı bir oyun çıkaran Alex hamle yapmakta gecikince El Nino ön direkte buluştuğu topu kaleye yönlendirmekte zorlanmadı. 90+4.dakikada konsantrasyonel yıkım yaşayan Ashley Cole Benayoun'un süratini ve hırsını küçümsedi. Topu oynamayı bilene ver diyen Benayoun'un araya girdiğinde tek yapması gereken Torres'i görmekti, o Torres'i gördü, Torres de kaleyi.
Essien'in yerini dolduramayan Chelsea Abramovich'in uykularını kaçırmaya devam ediyor. Bu sezon Big Four maçlarında bir tane bile galibiyetleri yok, geçen yılki Sivasspor tadında devam ediyorlar yollarına. Derbi kazanmadan şampiyon olunmaz söylemi onlar için de geçerli olacak mı? Bunu da sezon sonu göreceğiz.

Chelsea'nin Manu, Liverpool ve Arsenal ile bu sezon oynadığı maçlar ise şu şekilde:
21.09.2008 Chelsea 1 - 1 Manchester Utd.
26.10.2008 Chelsea 0 - 1 Liverpool
30.11.2008 Chelsea 1 - 2 Arsenal
11.01.2009 Manchester Utd. 3 - 0 Chelsea
01.02.2009 Liverpool 2 - 0 Chelsea
09.05.2009 Arsenal - Chelsea....O zamana kadar dananın kuyruğu kopmuş olur.

Top Cambazı FourFourTwo'da


Four Four Two dergisi Şubat ayı sayısı 24.sayfasında (onu da yazalım tam olsun:)) blogumuz ile ilgili bir tanıtım yazısı yayınlandı. Başta Ege Görgün olmak üzere yazının yayınlanmasında emeği geçen herkese teşekkürler.

Related Posts with Thumbnails