
UEFA gecesinde Kayserispor beklenmedik bir mağlubiyet aldı. Beklenmedik diyorum çünkü Türkiye Kupasını kazanmak PSG'yi yenmekten çok daha zor bir iş. PSG'nin sadece adı var. Geçtiğimiz yılı 16.sırada tamamladılar, 3 puan farkla ligde kaldılar. Kupada final oynadılar o kadar, ikisini bir arada yürütmeye de nefesleri yetmedi. Bu yıl bir kaç adı büyük kendi posa transfer yaptılar. 32 yaşındaki Giuly, Barça'daki günlerinden eser yok, Makelele, Euro 2008'de görmüştük zaten son halini, Kezman, ölmüş ağlayanı yok, çekinilecek tek adam Luyindula. Bu oyunculardan Makelele yedek, Giuly yok yani güçlendirdikleri kadro bile tam olarak sahada değil. Ligde izlediğim birkaç PSG maçından sonra Kayserispor'u çok şanslı görüyordum. Kayserispor'un da eksikleri vardı ama sistemini bilen, ne yaptığını bilen bir takım gol yollarında daha etkili olmalı. Kornerden, serbest vuruştan gelen toplardan gol yeme hastalığı milli takımdan amatör takımlara kadar yayılan salgın bir hastalık oldu futbolumuzda. Top kesiliyor herkes izlerken Kezman bir yeriyle dokunuveriyor, müdahale eden yok, bomboş. Kayserispor'un attığı gol de PSG'nin halini ortaya koyuyor zaten, golü döve döve atıyor Kayseri. Sonuç, Fransa'da her şartta atılması gereken iki gol gerekliliği. Olmaz mı? Bal gibi olur, fazlası bile olur ama bu tutukluktan, gol bölgesindeki bu kısırlıktan kurtulmak gerekiyor. Top artık Tolunay hocada, umuyorum bütün takım bu tip fırsatların her zaman ele geçmeyeceğinin bilincindedir. Avrupa'da bilinen iki takım ve adı duyulduğunda hatırlanan iki takım haricindeki takımlarımızın da namının yürümesi gereken zamanlar çoktan geldi de geçiyor.
Bellinzona bile canına okudu Galatasaray'ın, biraz şans biraz da tecrübe farkı galibiyeti getirdi, ikinci maç kesinlikle çantada keklik değil. Beşiktaş da tek farkla galip geldi, Ukrayna'da onların da işi çok kolay sayılmaz.
Kezman 0-1
0 yorum:
Yorum Gönder