23 Şubat 2009

Brave Heart


İskoç, Galli ve İrlandalılara oldum olası sempati duyarım. Tarihleri boyunca ukala bir karakter takınmış İngilizlere karşı ellerinden geldiğince kimliklerini koruma gayretinde olmaları buna sebep olabilir. Tabii efsanevi Brave Heart filmini de unutmamak gerek.
Mo ile ilgili uzun uzun yazmıştık. Henüz maça bile çıkmadan kanımız ısınan bu adam ne kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu ilk onbirde sahaya çıktığı iki haftada da gösterdi. İlk olarak Kayseri maçında dikkatimi çekmişti. Savunma hattı ilk defa bir arada oynadığı maçta çok başarılı bir uyum sergiliyordu. Solda Ergün Teber sağda Ross, göbekte Emrah ve Sadıgov rakibe maç boyunca iki kez şut şansı verdiler. Biri auta gitti biri gol oldu, penaltıyı saymıyorum.
Ross ilk olarak ülkemizde görmeye pek alışkın olmadığımız futbol IQ'su ile dikkat çekiyor. Çok iyi pozisyon alıyor, kanatta bir oyuncu ile karşı karşıya kaldığında lapin gibi üstüne atlamıyor. Kaptığı topları gözü kapalı şişirmiyor. Kaleciye ne zaman ve nasıl döneceğini biliyor. Çok hırslı ve yeri geldiğinde arkadaşlarını yönlendiriyor. Onu kim ne kadar anlıyor, ne kadar uygulanıyor orasını bilemiyorum. Ayrıca 4.golde gördüğümüz üzere ileriye çıkma zamanlarını da çok iyi ayarlıyor. Olur olmaz çıkmıyor.
Buradan yatay geçiş yapıp olumsuz özelliklerini de sayalım.
Çok seri bir oyuncu değil. Ağır kalabileceği için süratli adamlar karşısında sorun yaşayabilir. Hava toplarında ise karşıdan gelen topları mükemmel karşılıyor. Havadan gelen bu tip topları olur olmaz yerlere yollamıyor. Top kalecinin degajından çok sert ve yüksek geliyor olsa bile topu aktarabileceği bir arkadaşı varsa ona yolluyor, yoksa risk almadan taça bırakıyor. Yandan gelen toplarda o kadar etkili olduğu söylenemez ama vasatın altında da değil.
Sonuç olarak ara transferde alınan ve tahminlerimizin çok üzerinde çıkan oyuncularımızdan biri ve gönül birliği çoktan sağlanmış durumda. Umarım böyle devam eder ve mümkün olur da uzun yıllar kalır.
Bu arada Ross'un giderci olduğunu söylemiştik. İlk vukuatını bu maçta gerçekleştirdi. Sinirlerine hakim olma konusunda maç içinde olduğu kadar zeki değil. Yürekten oynamanın yan etkileri olsa gerek. Arda ile kafa kafaya geldiklerinde bir an için atılacak diye korktum, Allah'tan saçmalamadı. O pozisyonda ortalık karışsaydı Deniz Çoban'ın bu pozisyonu akıllıca değerlendireceğine emindim. Biri bu pozisyon bir diğeri de Emrah Kiraz'ın kasapvari kaymasına rağmen koşusunu sürdürdüğü pozisyon olmak üzere iki pozisyonda kendini yere atma bedavacılığına düşmeyen Arda'yı da kutlamak gerek. Hoş anormal birşey yapmadı, zaten normal olan kendini yere atmaması ama onurdan yoksun insanlar görmeye o kadar alıştık ki normal davrananlar takdiri hak eder oldu.

3 yorum:

Ege G. dedi ki...

Birkaç pozisyonda geriye dönüş konusunda sırıttı, hızla dönmek yerine resmen eli belinde seyretti...

Robaggio dedi ki...

Zaten hızla dönme konusunda biraz problemi var dediğim gibi..
Fiziksel konularda eksik olmasının nedeni Kasım ayının başından beri oynamamış olması olabilir hatta kesin öyledir, yavaş yavaş toparlarsa bu oyun zekasıyla çok üstün bir oyuncu olur gibi geliyor bana..
Utandırırsa onu da yazarım tabi, acımam :)

Adsız dedi ki...

hiç bişey demiyorum bu adam KRAL çünkü..............

Related Posts with Thumbnails